Depremzedelere su lazım, ısıtıcı, lazım, çadır lazım, battaniye, üst baş ve gıda lazım. Şimdilik depremzedeler durakoysun bir kenarda. Bizde tüm Türkiye gibi 6’lı masa, nasıl 5’li masa oldu? Onu konuşalım. 

Süreç, hepinizin malumu, 6’lı masanın en sağlam ayaklarından tabir edilen İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener masayı devirdi. İYİ Partililere göre masadan kovalandı. Artık siz hangisini kabul ederseniz… 

6’lı masadan İYİ Parti’nin ayrılmasının ilimizdeki etkilerini ufak yollu gözlemlemeye çalıştım. Taraflarla görüştüm. CHP Uşak ve İYİ Parti Uşak teşkilatlarını pek de etkilenmiş görmedim. Hatta iki tarafın da bu ayrılıktan memnun olduğu izlenimi edindim. 

Uşak CHP ve İYİ Parti arasında 2019 yılından kalan bir hesap var 

Uşak için filmi biraz geri saralım ve 2019 yerel seçimlerine gidelim. O seçimlerde; AK Parti Uşak Belediye Başkan Adayı Sayın Mehmet Çakın, 52 bin 934 geçerli oy almış ve yüzde 39,11 oy oranı ile kafa kafaya geçen bir mücadelenin ardından kıl payı seçimden galip çıkmıştı. 

En yakın rakibi İYİ Parti Adayı Sayın Muhammed Gür, 49 bin 172 oy toplamış ve seçimi sadece 1762 gibi çok cüzi bir farkla kaybetmişti. CHP Adayı Sayın Asım Kalelioğlu ise 13 bin 528 oy alarak ancak 4. sırada kendisine yer bulabilmişti.  

İYİ Parti Uşak Teşkilatı, belediye başkanlığını, 1762 oy gibi az bir farkla kaybetmesinin faturasını CHP Uşak İl Örgütüne kesmiş, o günden beri birbirlerine soğuk bakmaya başlamıştı.  

Hepinizin malumu üzerine Altılı masa, ilk toplantısını 12 Şubat 2022 tarihinde gerçekleştirmişti. Geçen bir yıllık süreçte, sizler hiç CHP ve İYİ Parti il başkanlarını bir arada gördünüz mü? Sanırım geçtiğimiz günlerde bir altılı masada Uşak’ta kurulacaktı, ama sonuç ne oldu? Bilmiyorum. Sanırım bir araya gelemediler. 

Alan da razı satan da  

Benim gözlemim; bu ortaklığın bozulmasına Uşak’ta iki tarafta memnun görünüyor. Adı bende kalsın, CHP’nin Uşak’ta önde gelen bir isminin; “Oh… Çok iyi oldu. CHP olarak büyük bir yükten kurtulduk” dediği Uşak’ta dillendiriyor. 

Yani CHP’liler, “Uşak’ta birlikte olmaktan pek de hazzetmedikleri zoraki ortaklarından kurulduklarına” seviniyor görünüyor. 

Uşak AK Parti Teşkilatı da Genel başkan Erdoğan’ın talimatı gereği bu konuda yorum yapmaktan kaçınsa da, AK Parti eski il başkanlarından ve Milletvekili aday adı Sayın Basri Yıldırım’dan ilk yorum geldi.  

Sayın Yıldırım, basına yazılı olarak yaptığı açıklamada; “Altılı masada çıkarlar ters düşünce dağılma başladı” dedi. 

Demek ki karşılarındaki muhalefet bloğunun çatlamasından AK Partililerin de memnun olduğu yorumunu rahatlıkla yapabiliriz. 

İYİ Parti fifti fifti 

Gelelim İYİ Parti Uşak cenahına.. 

İYİ Parti İl teşkilatı, belediye meclis üyeleri de bu durumdan memnun görmüyor. Onlar da zaten sol görüşlü bir parti ile ittiffakı bir türlü içine sindiremediklerini belli eden paylaşımlarda bulunuyor. 

İYİ Parti belediye meclisi grubundan bir kopuş olacağına ihtimal vermiyorum. Ama tabanında çok üzgün olup da bu ayrılışın AK Parti’nin elini güçlendireceği ve Erdoğan’ın bir seçimden daha zaferle ayrılacağı kaygısı taşıyanlar var. 

İYİ Parti, Uşak’ta 2018 yılında kurulmuştu. O dönemden bu yana; Ali Kurt, Naci Yıldırım, Şener Toköz ve Ayşegül Sözver Obalı olmak üzere 5 yılda 4 başkan ve yönetim görev yaptı.  

Eski il başkanları ve yönetimlerin görevden ayrılış biçimleri hiç hoş bir şekilde olmadı. Partinin ilk yıllarında emek veren insanlar şimdi partinin önünden bile geçmez oldu. 

İşte bir kenara atılan bu insanların çoğu da genel başkanlarının altılı masadan ayrılmasını hoş karşılamadıklarını, CHP’ye vefasızlık edildiğini ve seçimlerde CHP’yi destekleyeceklerini söylüyorlar. 

“Tencerenin düşürmeyeceği hükümet yoktur. Kaynamayan tencere her iktidarı götürür.” 

                                                                                              “SÜLEYMAN DEMİREL” 

Altılı masadan Meral Hanım’ın kalkması konusunda benim hiçbir düşüncem ve yorumum yoktur. Çünkü, millet olarak başlıca derdimiz bu konu değildir. 

Öncelikli olarak bir aydır ihtiyaçlarını karşılamakta sıkıntı yaşadığımız 13 milyon kişiyi depremzede vatandaşların ihtiyacını karşılamak zorundayız. 

Ayrıca, işsizlik almış başını yürümüşken, mutfaklarımız yangın yerine dönmüşken, merhum başbakanlarımızdan Sayın Süleyman Demirel’in dediği gibi; öncelikli olarak şu zamları ve kaynamayan tencereleri konuşmalıyız diye düşünüyorum